ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü ve Net Hesabı

ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü ve Net Hesabı diye soranlar için net formülünü, boş bırakma kararının matematiğini ve netin ALES puanına nasıl dönüştüğünü anlattım.

Bir Yanlışın Bedeli Sandığınızdan Farklı

Sınav salonundan çıkan adayların bana ilk söylediği cümle çoğu zaman "kaç doğru yaptım" değil, "kaç tane sallamıştım" oluyor. Ben Mustafa Hoca; on dokuz yıldır matematik anlatıyorum ve lisansüstü hazırlığı yapan adaylarla çalışırken masaya en sık gelen başlık ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü ve Net Hesabı sorusu. Soru masum görünür, oysa arkasında sınav günü verilecek yüzlerce küçük karar vardır: şu soruyu işaretleyeyim mi, iki şık arasında kaldım ne yapayım, süre biterken kalan yuvarlakları rastgele doldurayım mı?

Bu yazıyı, kafasında bu soruyla çalışan adaylar için yazdım. Hesabın kendisi zaten okulda öğrendiğimiz kadar basit; asıl mesele, o basit hesabı sınav anındaki karara çevirebilmek. Aşağıda önce kuralı, sonra net formülünü, ardından da "boş mu bırakayım" tereddüdünün matematiksel karşılığını adım adım göstereceğim. Birebir çalışmayı düşünüyorsanız ders saatlerini ve koşulları ücretler sayfamızda bulabilirsiniz.

Adayların büyük bölümünün yaptığı hata, kuralı bilmemek değil. Kuralı biliyorlar; ama sınav gününe kadar hiç sayı koyup denemedikleri için, kritik anda hisleriyle karar veriyorlar. Hisle verilen karar bazen doğru çıkar, bazen bir sonraki başvuru dönemini bekletir.

Bu yüzden bu konuyu derste tahtaya yazarak işlerim. Adayın kendi deneme sonuçlarıyla, kendi rakamlarıyla. Kurala inanmak yetmiyor, adayın kendi eliyle hesaplaması gerekiyor.

ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü, Kısa Cevap

Evet, götürür. ALES, yanlış cevapların dikkate alındığı sınavlardan biri. ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü ve Net Hesabı adayın her testteki doğru cevap sayısından, yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılır ve ham puan bu şekilde bulunur. Yani sınavda dört yanlış, bir doğrunuzu siler.

Burada sık karışan bir nokta var. Üniversiteye giriş sınavında yanlışların doğruları etkilememesi uygulaması gündeme geldiğinden beri, birçok aday bunu bütün merkezî sınavlar için geçerli sanıyor. Lisansüstü hazırlığa geçen adayların bir kısmı da alışkanlıkla tüm kitapçığı doldurup çıkıyor. Sınav farklıysa kural da farklı olabilir; hangi sınava giriyorsanız o sınavın kılavuzuna bakmak gerekiyor.

Boş bıraktığınız sorunun ise size hiçbir bedeli yok. Boş, ne doğrudan sayılır ne de yanlış hanesine yazılır; hesabın dışında kalır. Dolayısıyla üç seçeneğiniz var ve üçünün ağırlığı birbirinden farklı: doğru bir puan getirir, boş sıfır getirir, yanlış çeyrek puan götürür.

Kuralın kendisi kadar önemli olan şey, bu kuralın sınavın tamamına yayıldığında ne kadar yer tuttuğu. Yirmi yanlış, tek başına beş doğruyu siler. On beş netle yirmi netin arasındaki fark, çoğu adayın bir yıl daha çalışarak kapatmaya uğraştığı farktır; oysa o fark bazen tek bir sınav günü kararında saklıdır.

ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü ve Net Hesabı için kaybı gözünüzde canlandırmanın kolay bir yolu var: yanlışları dörder dörder sayın. Dört yanlış bir net, sekiz yanlış iki net, on iki yanlış üç net eder. Deneme kâğıdınızda yirmi beş yanlış görüyorsanız, oradan altı netin biraz üzerinde bir kayıp çıkıyor demektir. Bu basit sayma alışkanlığı, adayın kendi kâğıdına bakışını değiştiriyor.

ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü ve Net Hesabı: Formül ve Bir Örnek Üzerinden

Net formülü tek satır: doğru sayısından yanlış sayısının dörtte biri çıkarılır. Kısacası net, doğru eksi yanlış bölü dörttür. Hesaplarken yanlışları önce dörde bölüp sonra çıkarmak, kafa karışıklığını en aza indirir.

Bir örnek yapalım. Sayısal testte 30 doğru, 12 yanlış yapmış bir aday düşünün. On iki yanlışın dörtte biri üçtür; 30 eksi 3, yani 27 net. Aynı aday soruların sekiz tanesini boş bıraksaydı ve o sekizin dördünü doğru, dördünü yanlış yapsaydı doğru sayısı 34, yanlış sayısı 16 olurdu: 34 eksi 4, yani 30 net. Fark üç net ve bu fark sıralamada hiç de küçük durmaz.

Tersi de mümkün. Aynı sekiz soruyu tamamen rastgele işaretleyen ve hepsini yanlış yapan bir aday, 30 doğru ve 20 yanlışla 25 nete düşer. Yani ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü ve Net Hesabı sorusunun cevabı, aynı bilgiye sahip iki adayı üç beş net arayla ayırabilir.

Bir uyarı: sınavda iki ayrı test var; sayısal ve sözel. Netleri testlerin içinde ayrı ayrı hesaplayın, birbirine karıştırmayın. Sayısal testteki yanlış, sözel testteki doğrunuzu götürmez.

Netin ondalıklı çıkması da sizi tedirgin etmesin. Yanlış sayısı dörde tam bölünmediğinde sonuç virgüllü gelir; on beş yanlışın dörtte biri 3,75'tir ve net de buna göre kesirli olur. Hesaplarken yuvarlamayın, kesirli hâliyle bırakın. Deneme takibinde ondalıkları yuvarlayan adaylar, haftalar sonra kendi ilerlemelerini yanlış okuyorlar.

Boş Bırakma Kararının Matematiği

Şimdi asıl faydalı kısma gelelim. Sorular beş seçenekli. Hiçbir fikriniz yokken tamamen rastgele işaretlediğinizi düşünün: beş soruda ortalama bir tanesini tutturursunuz, dördünü kaçırırsınız. Bir doğru bir puan, dört yanlış ise bir puan götürür. Toplam sıfır.

Yani kör atışın beklenen kazancı sıfırdır. Ne kazandırır ne kaybettirir; sadece dalgalanma yaratır. Bu, "hepsini doldur, tutarsa tutar" yaklaşımının neden bir strateji olmadığını gösteren en sade hesap.

İşin güzel tarafı şurada başlıyor. Tek bir şıkkı bile eleyebiliyorsanız denge sizin lehinize dönüyor. Dört seçenek kaldığında dört soruda bir doğru, üç yanlış beklersiniz; bir eksi dörtte üç, yani artı çeyrek net. İki şık elediğinizde üç soruda bir doğru iki yanlış olur ve yarım net kazanırsınız. Üç şık eleyip ikiye indiyseniz, iki soruda bir doğru bir yanlış demektir; dörtte üç net kâr.

Bu kazancı toplu görmek etkiyi daha iyi anlatıyor. Diyelim ki sınav boyunca on soruda iki şık arasında kaldınız ve hepsini işaretlediniz. Beklenti, bu on sorunun beşini tutturmanız; beş doğruya karşılık beş yanlış, yani beş eksi 1,25'ten 3,75 net. Aynı on soruyu boş bıraksaydınız kazancınız sıfır olurdu. İki şık arasında kalmak, tereddüt değil puan fırsatıdır.

Buradan çıkan pratik kural şu: gerçekten hiçbir fikriniz yoksa boş bırakın; elemeye başladıysanız işaretleyin. Derste adaylara "elediysen işaretle, elemediysen dokunma" diye özetliyorum. Kendinizi kandırmadığınız sürece bu kural sizi yanıltmaz; asıl tehlike, elediğini sanıp aslında rastgele işaretlemektir.

ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü Sorusunun Eksik Bıraktığı Yer

Adayların çoğu net hesabında durur, oysa hikâye orada bitmiyor. Ham puan, yani net, doğrudan ALES puanınız değildir. Ham puanlar bütün adayların dağılımına göre standart puana dönüştürülür; ortalaması 50, standart sapması 10 olan bir ölçeğe oturtulur. Yani sizin netiniz kadar, o sınava giren diğer adayların netleri de sonucu belirler.

İkinci adımda puan türleri devreye giriyor. Kılavuzda sayısal puan için sayısal test 0,75, sözel test 0,25 ağırlıkla; sözel puan için tam tersi oranlarla; eşit ağırlık puanı içinse iki test yarı yarıya hesaba katılıyor. Sayısal puanla başvuracak bir aday sözel testi tamamen boş geçmeyi düşündüğünde, aslında puanının dörtte birini kendi eliyle karartıyor demektir.

Bu iki adım birleşince ortaya şu çıkıyor: sınavın kolay geçtiği bir dönemde 30 net, adayı ortalamanın altına bile düşürebilir; zor bir sınavda aynı 30 net sıralamada yukarı taşıyabilir. Netinizi geçen yılın puan tablolarıyla eşleştirip kesin sonuç çıkarmak bu yüzden yanıltıcıdır.

Başvuru, sınav yapısı ve puan türleriyle ilgili sorularınızın toplandığı yeri merak ediyorsanız ALES ile ilgili sıkça sorulan sorular sayfamıza göz atabilirsiniz. Rakamlar her dönem değişebildiği için, başvuru öncesinde ilgili dönemin kılavuzunu okumayı da ihmal etmeyin.

Sayısal Testte Net Nerede Kaybediliyor

Yanlış cezasının en acıttığı yer, adayın "biliyordum ama" dediği sorular. Yıllardır aynı yerlerde aynı kayıpları görüyorum. Birincisi problemler: kurulan denklem doğru, okunan cümle eksik. "En az kaç" ile "kaç" arasındaki farkı atlayan aday, doğru işlemin sonunda yanlış şıkkı işaretliyor.

İkincisi oran-orantı ve yüzde soruları. Artış mı azalış mı, hangi büyüklüğün üzerinden yüzde alındığı karışınca sonuç kayıyor. En sevdiğim örnek şu: 200 lira önce yüzde 20 artıp sonra yüzde 20 azalırsa sonuç 200 değil 192 liradır. Çünkü ikinci yüzde, artmış olan 240 üzerinden alınır. Bu tuzağı bir kez yaşayan aday bir daha aynı yere düşmez; yüzde hesaplarında "neyin yüzdesi" sorusunu her adımda kendinize sormak, bu kaybın büyük bölümünü kapatır.

Üçüncüsü tablo ve grafik yorumlama. Burada matematikten çok dikkat sınanıyor; eksen adı, birim ve dipnot okunmadan yapılan yorum, çoğunlukla çeldiricinin tam olarak beklediği yorum oluyor. Bin kişi mi bin lira mı, aylık mı yıllık mı; bu iki kelimelik ayrım tek başına soruyu değiştiriyor.

Dördüncüsü sayısal mantık soruları. Adayın en çok tahmine meylettiği kısım da genellikle burası oluyor; oysa mantık soruları eleme yapmaya en açık soru tipidir. Verilen koşullardan bir tanesini alıp şıklara tek tek uygulamak, çoğu zaman iki şıkkı doğrudan düşürür. Az önceki hesaba göre iki şıkkı elemek, o soruyu işaretlemeyi kârlı hâle getirir.

Bu dört başlıkta yapılan yanlışların ortak özelliği, tesadüfi olmamaları. Yani tekrarlıyorlar. Konu tekrarıyla değil, hata tekrarıyla çözülüyorlar. Sayısal testte konu sıralamasının nasıl kurulacağını ve çalışma planının nasıl çıkarılacağını ALES matematik özel ders sayfamızda ayrıntılı anlattım.

ALES Yanlış Doğruyu Götürür mü Kaygısını Deneme Analizine Çevirin

Bu soruyu sınav sabahı düşünmek geç. Doğru zamanı deneme dönemi. Her denemeden sonra üç sütunlu küçük bir tablo tutmanızı istiyorum: bildiğim ve doğru yaptığım, tereddüt edip işaretlediğim, hiç bilmeyip işaretlediğim.

Üçüncü sütun sizin kayıp haritanız. Orada kaç soru varsa ve kaçını tutturmuşsanız, kendi rastgele işaretleme başarınızı gerçek veriyle görürsünüz. Çoğu adayda bu sütun beklendiği gibi çıkar; yani sıfıra yakın katkı, buna karşılık ciddi bir yanlış yükü.

İkinci sütun ise altın değerinde. Tereddüt edip işaretlediğiniz sorularda başarı oranınız yarının üzerindeyse, tereddütünüz aslında bilgidir ve işaretlemeye devam etmelisiniz. Oran üçte birin altındaysa, kendinize "eledim" derken aslında tahmin ediyorsunuz demektir.

Bir noktaya dikkat: farklı yayınların denemelerinden çıkan netleri yan yana koyup ilerleme ölçmeyin. Zorluk düzeyleri aynı olmadığı için bir hafta yükselen, bir hafta düşen bir grafik çıkar ve bu grafik sizi boşuna yorar. Ölçmeniz gereken şey netin kendisi değil, üçüncü sütunun küçülüp küçülmediği ve ikinci sütundaki isabet oranının artıp artmadığı.

Üç dört deneme sonunda bu tablo size kişisel bir kural verir. Kimi aday için "iki şık kaldıysa işaretle" doğru kuraldır, kimi aday için "emin değilsem geç" daha çok net getirir. ALES yanlış doğruyu götürür mü sorusunun sizin için pratik cevabı, işte bu tablodan çıkar. Aynı mantığı farklı bir sınav için merak edenler, DGS ile ilgili sıkça sorulan sorular sayfasındaki soru-cevaplara da bakabilir.

Sınav Günü İçin Sade Bir Yol Haritası

Sınav sayısal ve sözel olmak üzere ellişer sorudan, toplam yüz sorudan oluşuyor ve süre 150 dakika. Bu, soru başına ortalama bir buçuk dakikanın biraz altı demek. Süreyi böyle bölmeyin; kolay soruları hızlı bitirip, artan zamanı zor sorulara aktarın.

Kitapçığı iki turda çözmek çoğu adayda işe yarıyor. İlk turda bakıp anladıklarınızı çözün, tereddüt ettiklerinize küçük bir işaret koyup geçin. İkinci turda işaretli sorulara dönün. Böylece hem panik azalır hem de eleme yapacak zihinsel alanınız kalır.

İşaretlemeyi de biriktirmeyin. Optik forma sorunun çözümü biter bitmez geçin; "sonra toplu doldururum" diyen adayın kaydırma hatası yapma ihtimali yükseliyor. Bir sıra kayması, doğru bildiğiniz soruları da yanlış hanesine yazdırır ve o yanlışların dörtte biri yine karşınıza çıkar.

Son beş dakikada boş kalan soruları toplu hâlde doldurmayın. Kör atışın beklenen kazancı sıfır olduğu için, o beş dakikada yapacağınız iş sonucu iyileştirmez; sadece sonucu şansa bağlar. Bunun yerine kalan süreyi, elediğiniz şıklarla yarım kalan sorulara ayırın.

Kısacası ALES yanlış doğruyu götürür mü sorusunun cevabı "evet" olsa da, bu cevap sizi ürkütmek yerine yönlendirmeli. Kural bellidir, hesap basittir; belirsiz olan tek şey kendi tereddütlerinizin ne kadar bilgi taşıdığıdır ve onu da denemelerle ölçebilirsiniz. Konu anlatımlarını ve soru çözümlerini izlemek isterseniz Mustafa Hoca'nın YouTube kanalındaki videolara da göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Pratikte en az hata yapılan yol, yanlış sayısını önce dörde bölüp çıkan değeri doğru sayısından çıkarmaktır. Örneğin 30 doğru ve 12 yanlışta 12'yi dörde bölüp 3 buluyor, sonra 30-3=27 net diyorsunuz. Bu sıra, özellikle yanlış sayısı dörde tam bölünmediğinde kafa karışıklığını azaltır.
Beş seçenekli sorularda tamamen rastgele işaretlemenin beklenen kazancı sıfırdır; beş soruda ortalama bir doğru, dört yanlış çıkar ve bunlar birbirini götürür. Yani 'hepsini doldur, tutarsa tutar' bir strateji değil, sadece sonucunuzda dalgalanma yaratan bir davranıştır. Kazanç ancak eleme yapıldığında ortaya çıkar.
Beklenti bu on sorunun beşini tutturmanızdır: beş doğruya karşılık beş yanlış, yani 5 eksi 1,25'ten 3,75 net. Aynı on soruyu boş bıraksaydınız kazancınız sıfır olurdu. Bu fark, sıralamada hiç de küçük durmayan bir farktır.
On dokuz yıllık deneyimimde gördüğüm en yaygın sorun, adayların kuralı bilip hiç sayı koyup denememeleri. Bu yüzden net hesabını ve boş bırakma kararını tahtada, adayın kendi deneme sonuçları ve kendi rakamlarıyla işliyorum. Kurala inanmak yetmiyor; adayın kendi eliyle hesaplaması gerekiyor.
Birebir çalışmayı düşünüyorsanız ders saatlerini, süreleri ve koşulları ücretler sayfasından inceleyebilirsiniz. Lisansüstü hazırlığı yapan adaylarla çalışırken hem konu eksiklerini hem de sınav günü karar stratejilerini birlikte ele alıyoruz. Ayrıca sınav kurallarını her dönem ÖSYM kılavuzundan teyit etmenizi öneriyorum.

Hizmet Verdiğimiz Bölgeler

İstanbul Avrupa yakasında öğrenci evinde yüz yüze, tüm Türkiye'ye online matematik özel ders. Bölgenize tıklayın:

BaşakşehirBakırköyBeşiktaşŞişli / MecidiyeköyHalkalıEtilerNişantaşıBahçelievlerBahçeşehirYeşilköy / Florya / AtaköyAtakentAvrupa Konutlarıİstanbul Dışı Online Ders

Bilgi almak için iletişime geçin

Öğrencinizin durumunu, çalışma düzenini ve ihtiyacını birlikte değerlendirebiliriz.