Kitapçık Tek, Puan Üç: En Sık Karıştırılan Nokta
Bir yüksek lisans ilanını açtığınızda programın adının hemen yanında küçük bir kısaltma görürsünüz: SAY, SÖZ ya da EA. Ben Mustafa Hoca; on dokuz yıldır matematik anlatıyorum ve lisansüstüne hazırlanan adaylarla ilk görüşmede bu üç kısaltmanın neredeyse her zaman yanlış okunduğunu görüyorum. Çoğu aday ALES puan türleri için üç ayrı sınav olduğunu, sayısal puan isteyenin sayısal teste, sözel puan isteyenin sözel teste girdiğini sanıyor. Oysa salonda herkesin önüne aynı kitapçık konur ve üç puanın üçü de aynı cevap kâğıdından hesaplanır.
Bu yüzden "hangi testi çözmeliyim" sorusunun kısa cevabı şaşırtıcı gelebilir: ikisini de. Asıl soru hangi testi çözeceğiniz değil, iki teste zamanınızı ve emeğinizi hangi oranda böleceğinizdir. O oranı da başvuracağınız programın istediği puan türü belirler. Hazırlığı birebir derslerle planlamayı düşünüyorsanız ders düzeni ve ödeme seçenekleri için ücretler sayfasına göz atabilirsiniz; bu yazıda ise önce hesabın kendisini netleştirelim.
Hesabı netleştirmek önemli, çünkü yanlış kurulan bir hedef aylarca yanlış yöne çalışmak demek. Sözel puanla başvuracağı hâlde matematiği tamamen bırakan aday da, sayısal puan isteyip paragraf sorularını hiç açmayan aday da aynı hatayı yapıyor: puanın formülüne bakmadan karar veriyor. Formül ise tek satırlık ve akılda tutması kolay.
Sınavın İskeleti: İki Test, Yüz Soru, Yüz Elli Dakika
ALES iki testten oluşur: sayısal test ve sözel test. Her birinde elli soru vardır, toplam yüz soru için yüz elli dakika verilir. Süre iki teste ayrı ayrı bölünmez; kitapçığı açtığınız andan itibaren hangi testle başlayacağınıza ve hangisinde ne kadar kalacağınıza siz karar verirsiniz. Bu serbestlik, puan türü bilinçli seçildiğinde büyük bir avantaja, bilinçsiz kullanıldığında ise sessiz bir kayba dönüşür.
ALES soru dağılımı kabaca şöyle okunabilir. Sayısal testte temel matematik ve problemler (oran-orantı, yüzde, hız, işçi gibi kurulumlar), sayılar, tablo ve grafik yorumlamaya dayanan sayısal mantık soruları ile geometri bulunur. Sözel testte sözcükte ve cümlede anlam, paragraf soruları ve sözel mantık yer alır. Alt başlıkların soru sayıları dönemden döneme küçük oynamalar gösterebildiği için kesin dağılımı her zaman o dönemin ÖSYM kılavuzundan kontrol etmenizi öneririm.
Puanlama tarafında iki adım vardır. Önce her test için ham puan bulunur: doğru sayısından yanlış sayısının dörtte biri çıkarılır. Yanlışın doğruyu nasıl etkilediğini ayrıntılı örneklerle ALES net hesabı yazısında anlattım. Sonra bu ham puanlar, o oturuma giren adayların ortalaması ve dağılımı dikkate alınarak standart puana çevrilir. ALES puan türleri de bu standart puanların farklı oranlarla toplanmasıyla ortaya çıkar.
Bu ikinci adım, "geçen dönem şu net şu puanı vermişti" hesaplarının neden hep yaklaşık kaldığını açıklar. Siz kendi netinizi kontrol edebilirsiniz ama o netin kaç puana dönüşeceğini salondaki diğer adaylar da belirler. Sizin elinizde olan şey, iki testteki netlerinizin puan türünüzün ağırlıklarına uygun dağılmasıdır.
Katsayılar Puanı Nasıl Şekillendiriyor
ALES puan katsayıları, akılda tutması en kolay ALES kuralları arasındadır. Sayısal puan hesaplanırken sayısal testin ağırlığı yüzde yetmiş beş, sözel testin ağırlığı yüzde yirmi beştir. Sözel puanda bu oranlar tersine döner: sözel test yüzde yetmiş beş, sayısal test yüzde yirmi beş. Eşit ağırlık puanında ise iki test yarı yarıya hesaba katılır. ALES puan türleri arasındaki bütün fark bu üç oranın içinde saklıdır.
Bu oranların pratik anlamını şöyle düşünebilirsiniz. Sayısal puanla başvuracak bir aday için sayısal testteki bir birimlik iyileşme, sözel testteki aynı iyileşmeden üç kat daha fazla puan getirir; çünkü 0,75, 0,25'in üç katıdır. Sözel puan isteyen için durum tam tersidir. Eşit ağırlıkta ise iki testin bir birimlik iyileşmesi birbirine denktir, hangisinden kazandığınızın önemi kalmaz.
Burada sık yapılan bir yanılgıyı da düzeltmek isterim: yüzde yirmi beş, "önemsiz" demek değildir. Sözel puan isteyen bir adayın sayısal testi sıfır netle bırakması, puanının dörtte birini oluşturan ayağı tamamen boş bırakması anlamına gelir. Aynı şey, sayısal puan isteyip sözel testi hiç çözmeyen aday için de geçerlidir. Düşük ağırlıklı test puanı tek başına taşımaz, ama sizi ilan eşiğinin altında bırakacak kadar aşağı çekebilir.
ALES Puan Türleri Tablosu: Hangi Test Ne Kadar Ağırlık Taşıyor
- Sayısal (SAY): sayısal test yüzde 75, sözel test yüzde 25.
- Sözel (SÖZ): sözel test yüzde 75, sayısal test yüzde 25.
- Eşit ağırlık (EA): sayısal test yüzde 50, sözel test yüzde 50.
Bu üç satırı çalışma masanızın önüne yazın. Aşağıda anlatacağım süre bölüşümü de haftalık çalışma düzeni de tamamen bu oranlardan türetiliyor; oranı bilmeden plan kurmak, haritasız yola çıkmak gibidir.
ALES Puan Türleri ve Programların Aradığı Eşikler
Puan türünü siz seçmezsiniz, başvuracağınız program seçer. Üniversiteler lisansüstü ilanlarında her program için hangi puan türünün kabul edildiğini yazar. Genel eğilim şu yöndedir: mühendislik ve fen bilimleri çoğunlukla sayısal puan ister; edebiyat, tarih, dil gibi alanlar sözel puan ister; işletme, iktisat, eğitim bilimleri, psikoloji gibi alanlarda eşit ağırlık sık görülür. Ancak bu yalnızca bir eğilimdir. Aynı adı taşıyan iki program, iki farklı üniversitede farklı puan türü isteyebilir; bazı programlar birden fazla puan türünü kabul eder.
Bu yüzden hazırlığa başlamadan önce yapılacak ilk iş, hedeflediğiniz üç beş programın son ilanlarını açıp puan türü satırını not etmektir. ALES puan türleri listenizde ikiye yayılıyorsa, hangisinin sizin için öncelikli olduğuna o gün karar verin. Kararsız kalan aday çoğunlukla eşit ağırlığa göre çalışır; bu kötü bir orta yol değildir, ama bilinçli bir seçim olmalıdır.
Eşik değerleri de ilanda yazar. ALES istenen tezli yüksek lisans programlarında yönetmelikteki alt sınır 55 olarak uygulanır; araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadro ilanlarında ise ilgili puan türünde 70 aranır. Üniversite kendi programı için daha yüksek bir eşik belirleyebilir ve değerlendirmede ALES puanını lisans not ortalaması, yabancı dil puanı ya da mülakatla birlikte kullanabilir; bu ağırlıkları da ilandan okumak gerekir.
ALES sonuçları beş yıl geçerlidir ve sonuç belgesinde üç puan birlikte yer alır. Bu da şunu söyler: bugün size tek bir tür gerekiyor olabilir, ama iki yıl sonra bir doktora ya da kadro başvurusunda başka bir tür gerekebilir. Bu ihtimal varsa düşük ağırlıklı testi tamamen bırakmamak, ileride yalnız bu yüzden yeniden sınava girmek zorunda kalmamanın da yoludur.
Sözel Puan İçin Matematik, Sayısal Puan İçin Paragraf Şart mı
Bana en sık sorulan iki soru birbirinin aynası: "Sözel puanla başvuracağım, matematik yapmak zorunda mıyım?" ve "Sayısal puan istiyorum, sözel testi hiç çözmesem olur mu?" Kural açısından ikisinin cevabı da aynıdır: hiçbir test tek başına zorunlu değildir ve boş bırakılan soru için ayrıca bir ceza yoktur. Yalnız puanların hesaplanabilmesi için testlerde belirli bir ham puan şartı aranır; bu şartın güncel hâlini o dönemin kılavuzundan kontrol edin.
Zorunlu olmamak, mantıklı olmak demek değil. Sözel puan isteyen bir adayı düşünelim. Sayısal testteki elli sorunun hepsi zor değildir: işlem pratiği, basit oran-orantı ve yüzde problemleri, bir tablodan değer okuma gibi soruların önemli bir kısmı birkaç haftalık temel çalışmayla çözülebilir hâle gelir. Bu gruptan alınacak birkaç net, yüzde yirmi beşlik ayağı boş bırakmaktan her zaman daha iyidir.
Sayısal puan isteyen aday için de benzer bir tablo var. Sözel testte paragraf soruları uzun okuma ister, ama sözcükte ve cümlede anlam soruları kısa sürede biter. Sayısal ağırlıklı bir aday, sözel testin tamamını değil, en hızlı biten kısmını hedefleyerek az zamanla puanını destekleyebilir. Ben bu adaylara "sözel testte kazanacağın kolay bir net, sayısal testteki zor bir geometri sorusundan daha ucuza gelebilir" derim.
Yani düşük ağırlıklı test için doğru soru şudur: bu testten en az emekle kaç net çıkarabilirim? ALES puan türleri ne kadar farklı görünse de üçünde de iki test birlikte çalışır; cevap da çoğu zaman sandığınızdan fazla çıkar.
Süreyi Puan Türüne Göre Bölmek
Yüz elli dakika iki teste eşit bölünürse her test için yetmiş beş dakika kalır. Bu dağılım eşit ağırlık puanı isteyen bir aday için mantıklıdır, ama diğer iki tür için puan kaybettirebilir. Benim önerdiğim başlangıç noktası şöyle: sayısal puan isteyen aday sayısal teste doksan-doksan beş dakika, sözel teste elli beş-altmış dakika ayırsın; sözel puan isteyen aday bu dağılımı tersine çevirsin. Bu rakamlar bir kural değil, denemelerle ayarlanacak bir başlangıçtır.
Hangi testle başlanacağı da puan türüne bağlıdır. Ağırlığı yüksek testle başlamak, zihnin en dinç olduğu dakikaları puanın büyük kısmını belirleyen sorulara ayırmak demektir. Ancak sayısal puan isteyip sınava matematikle başlayan bazı adaylar, zor bir soruda takılıp sözel testin süresini de yiyor. Bunu önlemenin yolu, her teste girmeden önce o test için bir bitiş saati belirlemek ve o saat gelince kalan soruları işaretleyip diğer teste geçmektir.
Turlama da bu planın parçasıdır. Sayısal testte ilk turda yalnız kurulumu hemen görünen sorulara girin; iki dakikadan uzun süren soruyu işaretleyip geçin. İkinci turda işaretlediklerinize dönün. Böylece ağırlığı yüksek testte bildiğiniz sorular zor bir sorunun gölgesinde kalmaz. Sözel testte de uzun paragraf sorularını sona bırakmak, kısa soruları güvenceye alır.
Denemelerde bu bölünmeyi mutlaka sınayın. Üç denemede aynı dağılımı uygulayıp hangi testte süre kaldığını, hangisinde yetişemediğinizi not edin; dördüncü denemede beş dakikalık bir kaydırma yapın. ALES puan türleri içinde size gereken hangisiyse, sürenizi de ona göre ince ayarlamak birkaç denemelik bir iştir.
Puan Türüne Göre Bir Çalışma Haftası
Sınavdaki süreyi böldüğümüz gibi hazırlık zamanını da bölmek gerekir. Haftada on saat ayırabilen bir aday için örnek bir düzen kurayım. Sayısal puan hedefliyorsa yaklaşık yedi saati sayısal teste, üç saati sözel teste ayırsın. Sözel puan hedefliyorsa bu oranı tersine çevirsin. Eşit ağırlıkta beş saat beş saat bölmek makul bir başlangıçtır; ancak hangi testte daha zayıfsanız oraya bir iki saat kaydırmak, eşit ağırlıkta en hızlı puan getiren hamledir.
Sayısal taraf için önerdiğim sıra şu: önce sayılar ve işlem pratiği, ardından oran-orantı ve yüzde, sonra hız, işçi ve karışım problemleri, en son tablo-grafik yorumu ve geometri. Bu sıranın mantığı, her başlığın bir öncekini kullanmasıdır. Örneğin yüzde problemlerinde en sık hata, ikinci yüzdenin artmış ya da azalmış değer üzerinden alınacağını unutmaktır; bu hatayı düzeltmeden karışım problemine geçen aday, aynı hatayı orada da yapar.
Sözel tarafta ise her gün az ama düzenli okumak, hafta sonu tek seferde uzun çalışmaktan daha verimlidir. Sözel mantık sorularını matematikteki tablo kurma alışkanlığıyla çözmek de iki testi birbirine bağlar: bilgileri bir tabloya dizen aday, sözel mantıkta da sayısal mantıkta da daha az hata yapar. Sınavla ilgili başka sık soruları ALES sıkça sorulan sorular sayfasında topladım.
Haftanın bir gününü mutlaka deneme ve analize ayırın. Analizde yalnız iki testin netini değil, bu netlerin ALES puan türleri içindeki karşılığını da yazın: sayısal netiniz arttı ama sözel netiniz düştüyse, eşit ağırlıkla başvuracak biri için toplam ilerleme sandığınızdan az olabilir. Ağırlıklı toplamı her hafta aynı formülle hesaplamak, ilerlemeyi gerçek ölçüsüyle görmenizi sağlar.
Matematik Tarafında Birebir Çalışmanın Yeri
Hangi puan türünü hedeflerseniz hedefleyin, sayısal test hiçbir zaman sıfır ağırlıklı değildir: sayısal puanda yüzde yetmiş beş, eşit ağırlıkta yüzde elli, sözel puanda bile yüzde yirmi beş. Lisanstan yıllar sonra matematiğe dönen adayların büyük kısmı da en çok burada zorlanıyor. Eksik olan çoğu zaman yetenek değil, problem kurma alışkanlığıdır.
Birebir çalışmada ilk dersi bir tanı denemesine ayırırım: hangi başlıkta kurulum hatası, hangisinde işlem hatası, hangisinde süre kaybı olduğunu ayırırız. Sonra programı hedeflediğiniz puan türüne göre kurarız. Sözel ağırlıklı bir adayla yalnız en hızlı net getiren başlıklara çalışırız; sayısal ağırlıklı bir adayla geometriye ve zor problemlere kadar ineriz. Program ayrıntıları ALES matematik özel ders sayfasında; 20-30 dakikalık ücretsiz tanışma dersinde durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz.
Sınav günü hangi puan türüne çalıştığınızı bilmek, kitapçığı açtığınız anda nereden başlayacağınızı ve nerede duracağınızı bilmek demektir. ALES puan türleri konusunda net bir karar veren aday, aynı bilgiyle daha yüksek puan alır. Kısa konu anlatımlarını ve soru çözümlerini izlemek isterseniz YouTube kanalıma da uğrayabilirsiniz.