"Temelim Yok" Cümlesinin Arkasında Ne Var
Ders masasına oturan bir lise öğrencisinin "Hocam, benim hiç temelim yok" demesi, duyduğum en dürüst cümlelerden biridir. Bu cümleyi kuran öğrenci çoğu zaman bir kitap almış, ilk konuyu açmış, birkaç sayfa sonra kapatmıştır. Bu yazı tam o noktada duran öğrenci için: sıfırdan TYT matematik çalışmaya karar vermiş ama nereden tutacağını bilemeyen, ortaokuldan beri matematikle arası açık olan biri için. Sıra doğru kurulduğunda bu yolun sanıldığı kadar karanlık olmadığını göstermeye çalışacağım; ders düzenini ve ücretleri merak edenler için ücretler sayfası da açık.
On dokuz yıllık öğretmenlikte şunu çok gördüm: "temel yok" diyen öğrencinin elinde aslında parçalar vardır. Çarpım tablosunu bilir, kesirle toplama yapabilir, denklemi tanır. Eksik olan çoğu zaman bilginin kendisi değil, bu parçaların hangi sırayla birbirine bağlandığıdır. Biri dört işlemde hızlıdır ama negatif sayıda takılır; diğeri formülü ezberlemiştir ama sorunun kendisine ne sorduğunu okuyamaz.
Bu yüzden ilk iş, kendine "hiçbir şey bilmiyorum" etiketi yapıştırmayı bırakmaktır. Bu etiket insanı ya her şeyi en baştan, ilkokul kitabından başlatır ya da hiç başlatmaz. İkisi de zaman kaybıdır. Gerçekçi bakış şudur: bazı taşlar yerinde, bazıları eksik, bazıları yanlış yere konmuş. Sıfırdan TYT matematik dediğimiz şey, bu taşları sınavın istediği düzene göre yeniden dizmektir.
TYT'deki temel matematik testi 40 sorudan oluşur ve geometri soruları da bu testin içindedir. Sorular lisenin ilk yıllarının konularına dayanır, ama asıl ölçülen şey konu ezberinden çok sayılarla rahat düşünebilmektir. Temeli zayıf öğrencinin sevineceği nokta da budur: bu testte istenen düşünme biçiminin kökü, ortaokulda görülen oran, kesir ve denklem fikirlerindedir.
Kitabı Açmadan Önce Yapılacak Küçük Ölçüm
Başlamadan önce bir saatlik bir kontrol öneririm. Amaç puan almak değil, nerede durduğunu görmek. Bir kâğıda şu dört grubu yaz ve her gruptan beşer işlem yap: kesirlerle dört işlem, negatif sayılarla işlem, basit bir birinci dereceden denklem ve iki adımlı bir yüzde hesabı. Örneğin "2/3 + 3/4", "(-3) · (-5) - 4", "3x - 7 = 11" ve "400 liralık bir ürüne önce yüzde 20 zam, sonra yüzde 20 indirim" gibi sorular yeterlidir.
Bu kâğıt, sana kimsenin söyleyemeyeceği bir şeyi söyler. Yüzde sorusunda ürünün yeniden 400 liraya döndüğünü düşünen öğrenci, aslında oran mantığında eksiktir; çünkü indirim artık 480 lira üzerinden hesaplanır ve sonuç 384 liradır. Denklemde 7'yi karşıya geçirirken işaretini değiştirmeyi unutan öğrencinin eksiği ise denklem değil, eşitliğin ne anlama geldiğidir. Hatayı türüne göre ayırmak, çalışma listesini ilk günden kısaltır.
Ölçümü yaparken süre tut ama kendini sıkıştırma. Doğru yaptığın ama çok uzun sürdüğün işlemler de not edilmeli; sınavda yavaşlık da yanlış kadar net kaybettirir. Dört işlemi doğru ama ağır yapan öğrenci için ilk ay hız çalışması, işlemi yanlış yapan öğrenci için kavram çalışması gerekir. Aynı "temel yok" cümlesinin arkasında bu iki farklı ihtiyaç vardır ve ikisine aynı reçete yazılmaz.
Sıfırdan TYT Matematik Çalışmasında İlk Ayın Ölçülebilir Hedefi
İlk ayın hedefi konu bitirmek değildir. Hedef, ölçüm kâğıdındaki dört grubun her birinde hatasız ve makul hızda işlem yapabilmektir. Bu hedefe ulaşan öğrenci, sonraki konuların neredeyse tamamına sağlam bir zeminle girer. Sıfırdan TYT matematik yoluna çıkan biri için ilk ayı "yavaş geçti" diye küçümsemek en sık yapılan hatadır; sonraki aylarda kazanılan hızın büyük kısmı o ilk haftalarda atılan işlem temelinden gelir.
Sıfırdan TYT Matematik Sırası: Hangi Konu Hangisinin Kapısını Açar
Kitapların konu sırası çoğu zaman müfredat sırasıdır; temeli olmayan öğrenci için en verimli sıra bu olmayabilir. Konuları ön koşul ilişkisine göre dizmek gerekir: bir konuyu anlamak için hangisinin önceden bilinmesi şart? Bu soruya göre kurulan sıra, öğrencinin bir konuda takılıp geri dönmesini büyük ölçüde engeller. Konuların tam listesini ve testteki yerlerini TYT matematik konuları ve soru dağılımı yazısında ayrıntılı ele aldım; burada yalnız başlangıç sırasını konuşacağım.
Birinci Basamak: Sayılarla Barışmak
Temel kavramlar, sayı basamakları, bölme ve bölünebilme, EBOB-EKOK, rasyonel sayılar, üslü ve köklü ifadeler. Bu grup kendi başına soru getirir ama asıl önemi, sonraki her konunun içinde işlem olarak yeniden karşına çıkmasıdır. Köklü ifadede sadeleştirme yapamayan öğrenci, ileride bir problem sorusunu doğru kurmuş olsa bile son adımda takılır.
Bu basamakta en sık gördüğüm hata, üslü ifadelerde kuralları ezberleyip anlamını bilmemektir. "2 üzeri 3 çarpı 2 üzeri 4" sorusunda üsleri topladığını hatırlayan öğrenci, neden topladığını bilmediği için aynı kuralı toplama işlemine de uygular. Kuralın arkasındaki "aynı sayıyı kaç kez çarptım" sorusunu bir kez kendi eliyle yazarak gören öğrenci bu hatayı bir daha kolay kolay yapmaz.
İkinci Basamak: Denklemden Probleme
Birinci dereceden denklemler, eşitsizlikler, mutlak değer ve ardından oran-orantı. Bu grup, sözel bir ifadeyi matematik diline çevirmenin ön hazırlığıdır. Oran-orantıyı sağlam bitiren öğrenci problemler bölümüne çok daha rahat girer, çünkü yaş, işçi, hız ve yüzde problemlerinin çoğu aslında bir orantının ya da bir denklemin farklı kılıklarıdır.
Üçüncü Basamak: Kavramsal Konular
Kümeler, mantık, fonksiyonlar, permütasyon-kombinasyon, olasılık ve veri yorumlama. Bu konular daha az işlem, daha çok okuma ister. Temeli zayıf öğrenciler bazen bu gruptan başlamak ister, çünkü işlem yükü daha hafif görünür. Benim önerim bu grubu ikinci basamaktan sonraya bırakmaktır; bir fonksiyon sorusunda bile sonunda bir denklem çözmek ya da bir kesri sadeleştirmek gerekir.
Geometri için ayrı bir not: temel aritmetik oturmadan geometriye geçmek önerilmez ama tamamen sona bırakmak da doğru değildir. Birinci basamak bittiğinde açılar ve üçgenlerle haftada bir-iki oturumluk geometri başlatmak, sınava yakın bir dönemde tüm geometriyi sıkıştırmaktan çok daha sağlıklıdır. Sıfırdan TYT matematik planında geometri, ana yolun yanında yavaş ama sürekli ilerleyen ikinci bir şerit gibi düşünülmelidir.
Bir Konu Nasıl Çalışılır: Dinle, Gör, Kendin Dene
Temeli olmayan öğrencinin en büyük tuzağı, konu anlatımı videosunu izleyip konuyu bitirdiğini sanmaktır. İzlemek anlamaya yardım eder ama öğrenmek, aynı soruyu kâğıt üzerinde kimseye bakmadan çözebildiğin anda başlar. Bu yüzden her konuyu üç adımda çalışmanı öneririm ve adımların hiçbirini atlamamanı isterim.
Birinci adım anlatım: kısa ve konuya odaklı. İkinci adım çözümlü örnekler: her örneği önce çözümüne bakmadan denemek, takıldığın satırda çözüme bakıp sonra kapatıp baştan yeniden yazmak. Üçüncü adım kendi başına deneme: o konuda kolaydan zora sıralanmış yirmi-otuz soru. Bu üçüncü adımda yanlış yaptığın her soruyu bir deftere, hatanın türüyle birlikte yaz.
Örnek vereyim. Rasyonel sayılarda iki kesrin toplamı sorusunda paydaları eşitlemeyi unutan öğrenci deftere "payda eşitlemedim" yazar. Bir hafta sonra aynı hatayı üçüncü kez yaptığını görür ve artık bu hatanın kendisine özgü olduğunu bilir. Hata defteri, sıfırdan TYT matematik çalışan biri için en ucuz ve en etkili araçtır; kitaptaki konu sırası herkese aynıdır, ama defter sadece sana aittir.
Bir konudan ne zaman çıkılır sorusunun cevabı da buradadır: kolay ve orta seviye soruların büyük çoğunluğunu yardımsız ve makul sürede çözebildiğinde. Zor soruların hepsini çözmeyi beklemek, temeli olmayan öğrenciyi aynı konuda haftalarca tutar. Zor sorulara, konunun tekrarı sırasında ikinci turda dönülür; o zamana kadar sonraki konular da birikmiş olur ve zor soru daha anlaşılır hâle gelir.
Problemler: En Çok Korkulan, En Çok Net Veren Bölüm
TYT matematik testinde problemler, temeli zayıf öğrencinin en çok çekindiği ama en çok net bulabileceği bölümdür. Korkunun sebebi genellikle matematik değil, okumadır. Uzun bir paragrafın içinden "ne biliniyor, ne isteniyor" bilgisini ayıklamak ayrı bir beceridir ve bu beceri ancak düzenli pratikle gelişir.
Derslerde kullandığım basit bir yöntem var: soruyu okurken her bilinen değeri kenara bir satır olarak yaz, istenen değeri de sonuna soru işaretiyle ekle. "Bir babanın yaşı oğlunun yaşının 3 katıdır, 10 yıl sonra 2 katı olacaktır" cümlesi, kâğıda "B = 3O" ve "B + 10 = 2(O + 10)" olarak geçtiğinde artık bir problem değil, ikinci basamakta çalıştığın bir denklemdir. Bu iki satırdan oğlun yaşı 10, babanın yaşı 30 olarak kolayca çıkar.
Problemlere başlarken türleri sırayla çalışmak işe yarar: sayı ve kesir problemleri, yaş problemleri, yüzde-kâr-zarar, işçi-havuz ve en son hız problemleri. Her türde ilk soruları yavaş, adımları yazarak çöz. Hızı daha sonra kazanırsın; temeli olmayan öğrencinin problemde acele etmesi, yanlış kurulan denklemi hızlı çözmekten başka bir şey getirmez. Grafik ve tablo okuma isteyen yeni nesil sorulara geçişi ise TYT yeni nesil matematik soru çözüm taktikleri yazısında adım adım anlattım.
İlk Deneme Ne Zaman Girilir, Sonuç Nasıl Okunur
Sıfırdan TYT matematik çalışan öğrencinin denemeye çok erken girmesi, çoğu zaman moral kaybından başka bir şey getirmez. Birinci basamak bitmeden girilen bir denemede alınan düşük net, öğrenciye "demek ki olmuyor" duygusunu verir; oysa o net sadece henüz çalışılmamış konuların listesidir. Benim önerim, ilk iki basamak tamamlandıktan sonra ilk tam denemeye girmektir. Bundan önce konu sonu testleri ve karma tekrar testleri yeterlidir.
İlk denemede amaç net değil, haritadır. Her yanlış ve boş soruyu üç gruba ayır: konusunu henüz çalışmadığım, konusunu çalıştığım ama çözemediğim, çözebileceğim ama işlem ya da okuma hatası yaptığım. Üçüncü grup en değerli gruptur, çünkü bunlar en kısa sürede nete dönüşecek sorulardır. Dört yanlışın bir doğruyu götürdüğünü de unutma; emin olmadığın soruyu rastgele işaretlemek yerine boş bırakmak, başlangıç döneminde çoğu zaman daha doğru bir karardır.
Deneme sonrası analizin nasıl yapılacağını matematik deneme sınavı analizi yazısında ayrıntılı ele aldım. Kısaca söylemek gerekirse: denemenin kendisi ne kadar sürüyorsa, analizi en az o kadar sürmelidir. Analiz edilmeyen deneme sadece bir sayıdır; analiz edilen deneme ise bir sonraki haftanın çalışma listesidir.
Haftalık Düzen: Az Ama Her Gün
Temeli olmayan öğrencinin çalışma düzeni, hafta sonu altı saat oturup hafta içi hiç dokunmamak üzerine kurulamaz. Matematik, aralıklı ve düzenli tekrarla yerleşen bir derstir. Günde bir buçuk-iki saatlik, her gün sürdürülebilen bir matematik bloğu, ara ara yapılan uzun maratonlardan daha fazla iz bırakır.
Örnek bir hafta şöyle kurulabilir: hafta içi dört gün yeni konu ve o konunun soruları, bir gün o haftanın karma tekrarı, hafta sonu bir gün hata defterinin gözden geçirilmesi ve geçmiş konulardan karışık sorular, bir gün de dinlenme. Okul dersleri ve diğer testler de aynı haftaya sığmak zorunda olduğu için bu düzen, YKS hazırlık sürecinin geri kalanıyla birlikte planlanmalıdır; matematik tek başına bütün haftayı yutarsa Türkçe ve fen tarafı geride kalır.
Motivasyon konusunda dürüst olayım: temeli olmayan öğrenciyi yolda tutan şey ilham verici sözler değil, küçük ve görünür ilerlemelerdir. Ölçüm kâğıdındaki işlemleri iki hafta sonra yeniden yap ve süreni karşılaştır. Bir ay önce çözemediğin bir konu sonu testini yeniden çöz. Bu karşılaştırmalar, sıfırdan TYT matematik yolunun gerçekten ilerlediğini sana herkesten daha iyi gösterir.
Bir de şu tuzağa dikkat: kaynak değiştirmek. Bir kitapta takılan öğrenci, sorunun kitapta olduğunu düşünüp yenisini alır. Oysa sorun çoğu zaman ön koşul konudadır. Yeni kaynak eklemeden önce, takıldığın konunun bir önceki basamağına dönüp bakmak daha doğru bir adımdır. Raftaki kitap sayısı arttıkça değil, bitirilen ve hatası çıkarılan sayfa arttıkça temel güçlenir.
Yalnız Çalışmak Nerede Yetmez
Buraya kadar anlattıklarımın tamamı kendi başına uygulanabilir. Yine de bazı durumlarda yalnız çalışmak yavaş kalır: ölçüm kâğıdında hangi hatanın kavramsal, hangisinin dikkatten kaynaklandığını ayıramadığında; aynı konuda üç haftadır ilerleyemediğinde; ya da plan kurmakla vakit geçirip plana uyamadığında. Bu durumların ortak noktası, eksiğin kendisinin değil, eksiğin teşhisinin zor olmasıdır.
Birebir derste ilk işim, yukarıda anlattığım ölçümü öğrenciyle birlikte yapmak ve sırayı onun eksiklerine göre yeniden kurmaktır. Bazı öğrenciler birinci basamağı kısa sürede geçer, bazıları oran-orantıda daha uzun kalır. Sıfırdan TYT matematik çalışan öğrenciyle nasıl ilerlediğimi TYT matematik özel ders sayfasında ayrıntılı anlattım. Birebir matematik dersi düşünüyorsan, karar vermeden önce online yapılan 20-30 dakikalık ücretsiz bir tanışma dersinde nerede durduğunu birlikte görebiliriz.
Kendi başına ilerlemeye karar verdiysen de bu yazıdaki sırayı bir yol haritası olarak kullanabilirsin: ölç, birinci basamakla başla, her konuyu üç adımda çalış, hata defterini tut, ilk denemeyi aceleye getirme. Temel bir kerede değil, her gün eklenen küçük taşlarla oluşur. Konu anlatımları ve soru çözümleri için Matematik Bitmiştir YouTube kanalına da göz atabilirsin.